Akral Lentiginöz Melanom
- Öncelikle akral lentiginöz melanom nedir? Basit bir dille açıklayabilir misiniz?
Akral lentiginöz melanom, malign melanomun 4 ana tipinden biridir. Malign melanom en öldürücü deri kanseridir. Deri kanserlerinden dolayı gelişen ölümlerin %80’inden malign melanom sorumludur. Akral lentiginöz melanom oldukça nadir görülen bir tiptir ve çoğunlukla 60-70 yaşlarında görülür. El ayası, ayak tabanı, ayak parmakları ve tırnak yatağı sıklıkla tutulan bölgelerdir. Üzerinde siyah-mavi arası renk değişiklikleri olan yamalar şeklinde görülür. Tırnak yatağı tutulumunda tırnak içinde dikey çizgilenme gözlenebilir.
Bazen vücudumuzdaki bazı değişimler ya da lekeler bazı hastalıkların habercisi olabiliyor ama bu değişiklikleri gözden kaçırabiliyoruz. Bu örnekte olduğu gibi tırnaktaki bazı değişimler ya da lekeler kanser habercisi mi?
Tırnak plağı, tırnak yatağı ve tırnağın etrafında siyah ya da kahverengi renk değişikliklerinin olması ve etrafa yayılması risklidir ve dikkatli olunmalıdır. İyileşmeyen yaralar, sürekli kanayan bir ülser kanser habercisi olabilir. Özellikle travma olmaksızın görülen koyu renk değişiklikleri mutlaka takip edilmelidir.
Tırnaktaki her kahverengi leke kötü müdür? Travmaya mı bağlı yoksa hastalık belirtisi mi bizim kendi kendimize anlamamız mümkün mü?
Tırnak yatağında veya tırnak etrafında görülen benler de kahverengi lekeye neden olabilir. Genellikle iyi huylu olan benler sabit boyutta kalmakla beraber yavaş bir şekilde büyüyebilir. Hızlı büyüme melanom belirtisi olabileceği için mutlaka bir dermatoloğa gösterilmelidir.
Travma öyküsü var ise ağrı ve hafif kanama odakları bu lekeye eşlik ederken melanomda da bu belirtilerin görülebileceği unutulmamalıdır. Tırnak uzarken bu renk değişikliğinin de tırnak ile beraber tırnak kökünden uca doğru yer değiştirmesi genellikle bu lekenin travmaya ikincil olduğunu gösterir.
Tırnaktaki mantar ve bakteri enfeksiyonları da renk değişikliğine neden olur. Renk değişikliği ile beraber tırnakta kalınlaşma, soyulma, kırılma gibi belirtiler bulunur.
- Tırnaklarımızda hangi değişiklikleri gördüğümüzde mutlaka bir uzmana başvurmamız gerekir?
Tırnak plağı, tırnak yatağı ve tırnağın etrafında siyah ya da mor renk değişikliklerinin olması ve etrafa yayılması, iyileşmeyen açık yaralar, kanama ve tırnak yatağında ve çevresinde kitleler görüldüğünde mutlaka bir dermatoloğa başvurulmalıdır.
- Tıpkı tırnaklarda olduğu gibi vücudumuzdaki benler de cilt kanseri belirtisi olabilir. Hangi benler radarımızda olmalı?
Malign melanom denilen en öldürücü deri kanserinin %33’ü mevcut benler üzerinden gelişir. Bu açıdan benlerdeki değişiklikleri önceden farketmek önemlidir. Çünkü malign melanomda erken tanı ve etkin tedavi hayat kurtarıcıdır. Benin çapı 6 mm’den büyükse, önceden var olan bir benin yüzeyinde, boyutunda, şeklinde ve renginde değişiklik oluşmuşsa, ben üzerinde kanama veya kaşıntı başlamışsa mutlaka bir dermatolog muayene etmelidir. Özellikle avuç içi ve ayak tabanında bulunan benlerde ve tırnak kenarında ya da tırnakta koyu renk değişikliği varsa bunlar malign melonomun işareti olabilir.
- Cilt kanserine işaret eden benler bize nasıl uyarı verir? ( şekil ve renk değiştiren…)
Şekli, rengi ve yapısı değişebilir, ani büyüme gösterebilir, çevresi veya yüzeyi düzensizleşebilir veya kanama, kaşıntı gibi belirtiler gösterebilir. Benlerdeki bu kısa zaman içerisinde olan ani değişimler uyarıcı niteliktedir. Riskli benleri dermatolog dermatoskop denilen bir aletle inceler. Şüpheli olanları çıkarır, diğerlerini takip eder.
- Vücudumuzda yeni fark ettiğimiz benler de tehlikeli mi? Yani uzun süredir olmayan ve birden ortaya çıkan
Benler doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Her yeni çıkan ben kanser habercisi değildir. Yeni çıkan benlerde de boyut, renk ve şekil takibi mutlaka yapılmalıdır ve hızlı büyüme gösterdiği farkedilirse mutlaka dermatologa başvurulmalıdır.
Güneşte fazla kalmak bronzlaşmak, solaryuma girmek benlerin sayısını arttırır mı ya da mevcut zararsız benleri tehlikeli hale getirebilir mi?
Benlerin ortaya çıkmasında genetik yapı ve güneş ışığı önemli bir rol oynar. Solaryum da yapay ultraviyole kaynaklarıdır. Güneş yanığı geçirmek, sürekli güneşe maruz kalmak ve solaryum hem benlerin sayısının artmasına, hem de şekillerinin bozulmasına neden olur. Mevcut benlerin değişimine yol açabileceği gibi, yeni ben çıkmasına da neden olabilir. Yoğun güneş ışığı ve solaryum benlerde kötü huylu kanserlere değişimi tetikleyebilir. Bu yüzden güneşten korunmak ve solaryumdan uzak durmak şarttır.
Prof. Dr. Zekayi Kutlubay
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı

